Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Bir şair gözüyle Cemal Süreya, Edip Cansever’in fazla şiirden öldüğünü söyler. Belki de haklıdır. Belki de Cansever’in yaşamının da ölümünün de sebebi şiirdi.

O zaman onu ölüm yıl dönümünde hayatı, hayalleri, çok sevdikleri, nefret ettikleriyle bütünleşmiş şiirleriyle analım. Yazmaya doyamadığı, kendi sesinden seslendirdiği şiirleriyle…

Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Bir Ay Aldım Diyarbakır’dan Tokat’ta Biri Öldü O Zaman

Tokatlı diyorlar ya da bir atın başlangıcı

Eğilmiş, sakin, içkiler alıyor kalabalıktan.

Şimdi o mor gözleri, mor bir kadınla ilgili

Birazı namuslu iyi, birazı açıkça perişan

Ya da bir kadın bir kadını öper gibi,

Hiçbir şey anlamıyor yaşamaktan.

Şiiri, Edip Cansever’in sesinden dinlemek için tıklayınız.

Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Gül Kokuyorsun

Gül kokuyorsun, bir de

Amansız, acımasız kokuyorsun.

Gittikçe daha keskin kokuyorsun, daha yoğun

Dayanılmaz bir şey oluyorsun, biliyorsun.

Hırçın hırçın, pembe pembe

Öfkeli öfkeli gül,

Gül kokuyorsun nefes nefese.

Şiiri, Edip Cansever’in sesinden dinlemek için tıklayınız.

Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Gökanlam

Sen buzul mavi, sen kaç yılın aynalı dolapları

Kırılan bardakları elbiselerin ve çocukları

Lekesiz gözleriyle ne kadar maviyse

o kadar hiç konuşmadıkları

Sen buzul, sen devamlı, sen…

Şiiri, Edip Cansever’in sesinden dinlemek için tıklayınız.

Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Masa da Masaymış ha

Adam yaşama sevinci içinde

Masaya anahtarlarını koydu.

Bakır kaseye çiçekleri koydu,

Sütünü yumurtasını koydu.

Pencereden gelen ışığı koydu.

Bisiklet sesini çıkrık sesini,

Ekmeğin havanın yumuşaklığını koydu.

Adam masaya,

Aklında olup bitenleri koydu.

Ne yapmak istiyordu hayatta,

İşte onu koydu.

Şiiri, Edip Cansever’in sesinden dinlemek için tıklayınız.

Kendi sesinden şiirleriyle Edip Cansever

Kar Yangını

Neden bu kadar kar, bu kadar yıl, bu kadar yağış?

Bu kadar uzaklardan nedir bu kadar gelen?

Bir uzun çan kulesi bembeyaz Samatya’da

Bir oğlan bir martıyla upuzun seviştiğinden

Yaslı bir kadın gibi gözleri kendine bakan,

Kendine baktıkça da çocukları olan hüzünden.

Şiiri, Edip Cansever’in sesinden dinlemek için tıklayınız.

*

Damla Karakuş

[email protected]adinvekadin.net

Instagram: biyografivekitap

özel içeriğidir.